<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Hasan Toprakkaya</title>
	<atom:link href="http://www.toprakkaya.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.toprakkaya.com</link>
	<description></description>
	<pubDate>Mon, 26 Mar 2012 06:55:21 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İkilik Yanılsaması</title>
		<link>http://www.toprakkaya.com/ikilik-yanilsamasi/</link>
		<comments>http://www.toprakkaya.com/ikilik-yanilsamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 23:47:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Toprakkaya</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[bütün]]></category>

		<category><![CDATA[ikilik]]></category>

		<category><![CDATA[yanılsama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=463</guid>
		<description><![CDATA[Aklın G&#8217;özü adlı kitapta, Tanrı ile Ölümlü&#8217;nün özgür irade ve varlık üzerine yaptıkları sohbeti konu eden bir yazı vardır. Diyaloğun bir yerinde Tanrı, bir Zen ozanının aşağıdaki dizesini hatırlatır:
Eğer yalın gerçeğe ulaşmak istiyorsan,
Doğru ya da yanlışla ilgilenme.
Doğru ile yanlış arasındaki çekişme
Aklın hastalığıdır.
İnsan, çevresini algılayabilmek ve öğrenebilmek için ikilik (düalite) kavramını çok fazla kullanır. Yanlış-doğru, ask-nefret, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.idefix.com/kitap/aklin-gozu-douglas-r-hofstadter/tanim.asp?sid=V73PGM53JG0G5SX7TZ89">Aklın G&#8217;özü</a> adlı kitapta, Tanrı ile Ölümlü&#8217;nün özgür irade ve varlık üzerine yaptıkları sohbeti konu eden bir yazı vardır. Diyaloğun bir yerinde Tanrı, bir Zen ozanının aşağıdaki dizesini hatırlatır:</p>
<blockquote><p>Eğer yalın gerçeğe ulaşmak istiyorsan,<br />
Doğru ya da yanlışla ilgilenme.<br />
Doğru ile yanlış arasındaki çekişme<br />
Aklın hastalığıdır.</p></blockquote>
<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/duality___escher_vision_i_by_lxrichbirdsf.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-468" title="duality___escher_vision_i_by_lxrichbirdsf" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/duality___escher_vision_i_by_lxrichbirdsf-200x300.jpg" alt="duality___escher_vision_i_by_lxrichbirdsf" width="200" height="300" /></a>İnsan, çevresini algılayabilmek ve öğrenebilmek için ikilik (düalite) kavramını çok fazla kullanır. Yanlış-doğru, ask-nefret, doğum-ölüm, ruh-beden, cennet-cehennem, güzel-çirkin &#8230; gibi. Bu kavramlar arasındaki gelgitler insanların davranışlarını, kişiliklerini, ilişkilerini &#8230; belirler. İşin özündeyse ikilik, bütünü soyut parçalara ayırmaktır. Bu kavramlara takıldığımız sürece, kronik bir akıl hastası olmaya devam ederiz. Ama akıl hastası olduğumuzun farkına varamayız çünkü tüm insanlık bu kavramlarla haşır neşir olmaktadır. Bu tartışmalardan uzaklaşmak demekse, toplumdan dışlanmak anlamına gelecektir.</p>
<p>Peki tüm bu zıtlıkların arasındaki farklılıkları zihnimizde nasıl yok ederiz? Bir an vücudunuzdaki bir hücre olduğunuzu varsayın. Mide duvarı hücresi olduğunuzu düşünelim. Bu durumda ortalama 3-5 günlük bir yaşam süreniz olacaktır. Bu süreç zarfında çevrenizdeki hücrelerle ilişkiler kuracak ve varlığınızı devam ettirmeye çalışacaksınız. Fakat işin özündeyse bir insanın hayatını devam ettirebilmesi için gerekli olan milyarlarca hücresinden birisiniz. Size biçilen görevi yerine getirmekle meşgul olduğunuzun hiç farkında olmadan yok olup gideceksiniz ve sizin yerinize görevi yeni bir hücre devralacak. İnsansa bir hücreye göre sonsuz sayılabilecek bir zaman diliminde yaşamış olacak.</p>
<p>İşte insanları da bir hücreye benzetebiliriz. Bir bütünün küçük parçalarıyız sadece. Farkında olmadığımız ve hiç bir zamanda bilemeyeceğimiz bir görevi idrak etmekten başka bir anlamı olmayan canlılarız. İkilik kavramıysa hiç bir zaman algılayamayacağımız o bütünü anladığımız yanılsamasından başka bir şey değil.</p>
<p><em>Fotoğraf: <a href="http://bit.ly/GzyqNS" target="_blank">http://bit.ly/GzyqNS</a></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.toprakkaya.com/ikilik-yanilsamasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sanal Klonlar</title>
		<link>http://www.toprakkaya.com/sanal-klonlar/</link>
		<comments>http://www.toprakkaya.com/sanal-klonlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 23:36:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Toprakkaya</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[keşif]]></category>

		<category><![CDATA[klon]]></category>

		<category><![CDATA[sanal kopya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=452</guid>
		<description><![CDATA[Zite, Flipboard gibi keşif (discovery) uygulamaları hayatımızın birer parçası olmaya başladı. Siri gibi yenilikçi teknolojiler ise bilgisayar ile insan arasındaki iletişimi oldukça basitleştiriyor. Bizi anlıyorlar ve bilgi kalabalığının içerisinden bizim yerimize seçimler yapıyorlar.
Bu uygulamalarla ne kadar çok etkileşimde bulunursak onlarda o kadar iyi bizi analiz ediyorlar. Aslında şu an önemsiz gibi gözüken konularda da olsa neticede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://zite.com" target="_blank">Zite</a>, <a href="http://flipboard.com" target="_blank">Flipboard </a>gibi keşif (discovery) uygulamaları hayatımızın birer parçası olmaya başladı. <a href="http://www.apple.com/iphone/features/siri.html" target="_blank">Siri </a>gibi yenilikçi teknolojiler ise bilgisayar ile insan arasındaki iletişimi oldukça basitleştiriyor. Bizi anlıyorlar ve bilgi kalabalığının içerisinden bizim yerimize seçimler yapıyorlar.</p>
<p>Bu uygulamalarla ne kadar çok etkileşimde bulunursak onlarda o kadar iyi bizi analiz ediyorlar. Aslında şu an önemsiz gibi gözüken konularda da olsa neticede bizim yerimize bazı kararlar veriyorlar. Belkide geleceğinizi değiştirecek fikri keşif uygulamaları karşınıza çıkartacak.</p>
<p>Gerçekte ise adım adım sanal dünyaya kopyalanıyoruz. Önümüzdeki senelerde internete bağlı her insanın bir de sanal kopyası olacağını düşünüyorum. Size ait sanal kopyanız, bir asistandan çok daha öte işlevleri olacak.</p>
<p>İşte sanal kopya üzerine bazı fikirlerim</p>
<ul>
<li>7 / 24 internette yaşayan bu kopyaların, zaman kavramı saniye yerine sahip oldukları CPI (<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Cycles_per_instruction" target="_blank">cycles per instruction</a>) ile orantılı olacak. Bulut bilişim sayesinde sanal kopyalarımızın gücünü arttırabilmek için CPI satın alması gerçekleştireceğiz.</li>
<li>İlk prototiplerde insanları kopyalamak için yıllar boyu sürecek karşılıklı (insan ve kopyası) etkileşime ihtiyaç duyulacak. Fakat ilerleyen prototiplerde insan kopyasını çıkarmak için hafıza ve deneyim kopyalama sistemleri devreye girecek.</li>
<li>İnsanlar kopyalarını ne kadar geliştirirlerse hayatlarının o kadar kolaylaşacağını düşündükleri için, birikimlerini gerçek hayattan ziyade kopyaları için harcayacaklar.</li>
<li>Kopyaların ölümsüz olmaları da insanları en çok cezbeden noktalardan olacak. Öldükten sonra dahi kopyalarımız yaşamaya, ilham vermeye, yeni fikirler üretmeye, kendini geliştirmeye devam edecek. Arkadaşlarımız biz öldükten sonra kopyalarımız ile etkileşime devam edebilecekler.</li>
<li>İnsanlar boş zamanlarının büyük kısmını sanal klonlarına ayıracaklar. En iyi arkadaşları kendi sanal klonları olacak. (En sevdiğiniz kişinin arkadaşınız olduğunu düşünün, yani kendinizin)</li>
<li>Asimov&#8217;un Vakıf serisinde anlatılan <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Gaia_(Foundation_universe)" target="_blank">Gaia</a> ütopyası sanal kopyalar sayesinde gerçek olacak. Kollektif bilincin gücü karşısında insanlar kendi kararlarını almak yerine sanal kopyalarının verdikleri kararlara güvenecekler. Bu kararlar kuracağınız şirketin pazarlama bütçesini nasıl dağıtmanız gerektiğinden tutunda, çocuk yapıp yapmama kararına kadar çok geniş bir alanı kapsayacak.</li>
</ul>
<p>Daha fazla kafa karışıklığına neden olmamak için burada dursam iyi olacak <img src='http://www.toprakkaya.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.toprakkaya.com/sanal-klonlar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şahsi Eleştiri</title>
		<link>http://www.toprakkaya.com/sahsi-elestiri/</link>
		<comments>http://www.toprakkaya.com/sahsi-elestiri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jul 2011 20:43:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Toprakkaya</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>

		<category><![CDATA[manifesto]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=443</guid>
		<description><![CDATA[Şahsi manifesto yazısını yazmamın üzerinden nerdeyse 2 yıl geçmiş. Yazıyı hatırlatması için koluma takdığım bileklik ise ara ara da olsa hatırlatma görevini yerine getirdi. Peki hatırlatması benim bu maddeleri dikkate almamı sağladı mı tarştışılır. Maalesef, hayat maddelenecek kadar basit değil. Bakalım bu iki yıl için de hangi maddelere sahip çıkmışım.
· Kaçma. Üstüne git. Boş korkulara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span><a href="http://www.toprakkaya.com/sahsi-manifesto/">Şahsi manifesto</a> yazısını yazmamın üzerinden nerdeyse 2 yıl geçmiş. Yazıyı hatırlatması için koluma takdığım bileklik ise ara ara da olsa hatırlatma görevini yerine getirdi. Peki hatırlatması benim bu maddeleri dikkate almamı sağladı mı tarştışılır. Maalesef, hayat maddelenecek kadar basit değil. Bakalım bu iki yıl için de hangi maddelere sahip çıkmışım.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Kaçma. Üstüne git. Boş korkulara kapılma. (Evet)</span></em></strong><em><span><br />
</span></em><span>Bu maddenin hakkını verdim sayılır. Bilmediklerimizden ve deneyimlemediklerimizen korkuyoruz. <span> </span>Yaşadıktan sonra korkudan eser kalmıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Uygula. Kararını ver ve fazla sorgulama. Etkilenecek herkesten onay almayı bekleme. (Hayır)<br />
</span></em></strong><span>Maalesef yazdığı kadar kolay olmuyor. Zaman geçtikçe çok daha fazla iple düğümlendiğimi farkettim hayata ve çevreme.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Güven. Kişiliğinin arkasında dur. (Hayır)</span></em></strong><span><br />
Yaşanmışlıklar ve deneyimler arttıkça güven duygusu da otamatik olarak azalıyor. Belki de sadece ailenize ve sevdiklerinize gözü kapalı güveniyorsunuz. “Kişiğin arkasında durmak” da önemini yitiriyor. Değişimi kabul etmek gerekiyor. Ufuk çizginiz uzadıkça, yargılarınız ve sabitleriniz de azalıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Kabullen. Yanlışını apaçık gösterirlerse kabullen. Diklenme. (Evet-Hayır)</span></em></strong><span><br />
Kabullenmek çok acı veriyor ve doğal olarak zaman alıyor. Ne kadar zor olsa da kabullendikçe, kendinize bir adım daha yaklaşıyorsunuz. Gerçeklerle yüzleşmek için çalışmalarım devam ediyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Kullandırtma. Yumuşak başlı olma. Marhametini (varsa) ayaklar altına aldırtma. (Hayır)</span></em></strong><span><br />
Bu maddenin de hakkını veremedim. Kullanıldığınızı maalesef kullanıldıktan sonra farkediyorsunuz.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Az muhattap ol. İster çok dinle ister az dinle ama mutlaka az konuş. (Evet-Hayır)</span></em></strong><span><br />
Bu denegeyi ayarlamak çok zor. Ama az konuşmanın hatta susmanın yerine göre gayet etkili bir cevap olduğunu ve anlık parlamalar yerine düşünmenin beni doğrulara bir adım daha yaklaştırdığını farkettim.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Rahat ol. Fazla ciddiye ya da gayri ciddiye alma.( Hayır)</span></em></strong><span><br />
Sadece yazıda kalan maddelerden biri daha. Rahat olmak sanırım insanın geninde olan bir özellik. </span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Söyleyeceklerini esirgeme. Emin ol herkes için en doğrusu bu olacaktır. (Hayır)</span></em></strong><span><br />
İnsanların yüzüne bana göre yanlışlarını söylemek konusunda ve Hayır deme konusunda büyük zaaflarım var. Herkesin kendi dünyasında doğru olduğunu da eklemek istiyorum bu maddeye. Bu yüzden yanlış kelimesi kişilerde öteki için anlamlı hale geliyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Olduğun gibi görün. Arkasından konuşma. Gözlere konuş. Üsluplu ama doğruca. (Evet-Hayır)</span></em></strong><span> Eskisinden daha fazla artık gözlere bakarak konuşuyorum. Gözler herşeyi ele veriyor çünkü. </span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Hedeflerin olsun. Amaçların için çabala. Sadece kendinden onay al. (Evet-Hayır)</span></em></strong><span><br />
Hedeflerim vardı, değiştiler. Amaçlarım için çabaladım, hala çabalıyorum. Belki bir arpa boyu kadar yol katetmedim. Sadece kendinden onay alma noktası ise hayal. </span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Harekete geç. Düşün, taşın, bekleme. (Hayır)</span></em></strong><span><br />
İçimdeki devinimi durdurmak için türlü yollar keşfetmek zorunda kaldım. Taşınamadım, harekete geçemedim, bekledim sadece. Beklemek çok rahat geldi. Kader kısmet dedim çoğu zaman.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Durma. Aynı noktada kalma. Değiş, devin, evril, düş, kalk. (Evet-Hayır)</span></em></strong><span><br />
Durmamak için değişmek için çok çabalıyorum. Her gün yeni bir ben keşfediyorum. Ama değişmek zaman alıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Serseri ol. Gül, eğlen, dalga geç, dans et, yaşa. (Hayır)</span></em></strong><span><br />
Bir kaç düğündeki zorlamalar dışında dans etmedim. Gülüp geçemedim.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Anı yaşa. Geçmiş ve gelecekle uğraşarak zamanı öldürme. (Hayır)</span></em></strong><span><br />
Bazen geçmişten çıkamadım, bazen de hayallerimde kendi dünyamı yaratıp içine sevdiklerimi koyup geleceğe gittim. Ama anı yaşamak noktasını başaramadım.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Pişman olma. Eğrisiyle doğrusuyla her yaşanılanın arkasında dur. Sen deneyimlerinsin. (Evet)</span></em></strong><span><br />
Pişman değilim. Yanlışlarım doğru yolu görmemde yardımcı oldular. Doğru yola girebildim mi peki orası tartışılır <img src='http://www.toprakkaya.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>İşin aracın olsun. Amacın değil. Sadece iş yap, şahıslara takılma. (Hayır)</span></em></strong><span><br />
Şahıslara takıldım. İnsanlarla iş yapıyorsanız, ister istemez çevrenize takılıyorsunuz. Hatta takılıp, düşedebiliyorsunuz.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Peşinden gitme. Sen yolunda gitmeye devam et. Senle olmak isteyenler, peşine takılsın. (Hayır)</span></em></strong><span><br />
İnanışlarımın, işlerimin ve sevdiklerimin peşinden gittim. Böylesi daha kolayıma geldi. İnsanları sürükleyecek enerjim atıl duruyor. Belki tekrardan canlanır kim bilir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Bilincinde ol. Bir hiç olduğunun farkındalığında kal. (Evet)</span></em></strong><span><br />
Başımı her yastığa koyduğumda yaşayıp yaşamamam arasındaki farkın bir kaç mutluluk ve bir kaç üzüntü olduğunu düşünüyorum. </span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span> </span></span></span><!--[endif]--><strong><em><span>Unutma. Daim olan sensin. Yalnız doğdun yalnız öleceksin. (Evet)</span></em></strong><span><br />
Mezarlıkları ziyaret ettiğimde inanılmaz rahatlıyorum. Çünkü benden önce milyarlarcasının da aynı dertleri, tasaları çektiklerini ve şimdi koca bir karanlığın içinde huzur içinde yattıklarını görüyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Ve bilekliğim görevini tamamladın artık. Kim bilir belki yeni bir bilekliğim ve yeni maddelerim olur. Değişmek güzeldir <img src='http://www.toprakkaya.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Maddelerden kurtulup bir kaç söz daha söylemek istiyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Yaşadıkça, hayatındaki maddelerin azaldığını farkedeceksin. Hayatın basitleşmen olacak. Geçmişini kurcalayıp, geleceğini planlarken geçecek zamanın. Ne geçmişe gidebileceksin ne de geleceğe. </span></p>
<p class="MsoNormal">Oruç Aruoba’nın dediği gibi &#8220;Yaşarken, sürekli, düştüğünü göreceksin çeşitli yüksekliklerden çeşitli derinliklere. Yaşamın düşüşün olacak.&#8221;</p>
<p><span>Önemli olan bu düşüşün sırasında senin evrenine ait tüm fizik kurallarını ters düz eden insanla karşılaşman. İşte o zaman düşüşün yavaşlıyor ve duruyor. Hatta uslu olursanız şirinleri bile görebiliyorsunuz. Geçen iki yılda ben gördüm, sizler de görürsünüz umarım.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.toprakkaya.com/sahsi-elestiri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Adobe&#8217;un Mobil Dünyası</title>
		<link>http://www.toprakkaya.com/adobeun-mobil-dunyasi/</link>
		<comments>http://www.toprakkaya.com/adobeun-mobil-dunyasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Jun 2011 23:37:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Toprakkaya</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[adobe]]></category>

		<category><![CDATA[adobe air]]></category>

		<category><![CDATA[android]]></category>

		<category><![CDATA[flash]]></category>

		<category><![CDATA[html5]]></category>

		<category><![CDATA[ios]]></category>

		<category><![CDATA[Mobil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=435</guid>
		<description><![CDATA[Adobe (Satın alımdan önce Macromedia ), mobil dünyadaki ilerlemeyi bir çok şirketten önce farkederek, ilk adımları atanlar arasında oldu.  2003 senesinde Macromedia, Flash lite versiyonu ile Flash teknolojisinin kapılarını kısıtlı da olsa mobil dünyaya açtı.
Fakat mobil dünya, kişisel bilgisayarların dünyasından farklı olarak donanım sahiplerinin hegomanyosındadır. Telefon üreticileri, donanımlarının üzerinde koşacak yazılımları kendi kuralları çerçevesinde kontrol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/flash-platform-logo.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-439" title="flash-platform-logo" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/flash-platform-logo.jpg" alt="flash-platform-logo" width="300" height="131" /></a>Adobe (Satın alımdan önce Macromedia ), mobil dünyadaki ilerlemeyi bir çok şirketten önce farkederek, ilk adımları atanlar arasında oldu.  2003 senesinde Macromedia, Flash lite versiyonu ile Flash teknolojisinin kapılarını kısıtlı da olsa mobil dünyaya açtı.</p>
<p>Fakat mobil dünya, kişisel bilgisayarların dünyasından farklı olarak donanım sahiplerinin hegomanyosındadır. Telefon üreticileri, donanımlarının üzerinde koşacak yazılımları kendi kuralları çerçevesinde kontrol altında tutmaktadırlar. Doğal olarak Adobe gibi sadece yazılım üreten teknoloji şirketlerinin mobil dünyada var olabilmesi için donanım sahipleri ile anlaşması gerekiyor. Bu dünyadaki son yılların yükseleni Apple, Adobe ile anlaşmayıp flash teknolojisini cihazlarına entegre etmedi. Bunun nedeni olarak flash&#8217;ın yavaş olması ve bataryayı hızlı tüketmesi gösterilse de (son güncellemelerle birlikte flash mobil tarafta kabul edilebilir bir standartta çalışmaktadır), altında çok daha büyük çıkar çatışmaları olduğu kesin.</p>
<p>Adobe&#8217;un Flash üzerinde oluşturduğu ekosistemdeki en büyük kozu, Flash Player&#8217;in <a href="http://www.adobe.com/products/player_census/flashplayer/version_penetration.html" target="_blank">%99&#8242;a varan penatrasyona</a> sahip olması. Flash; html, javascript ve css gibi standart bir web teknolojisi haline gelmiştir. Fakat insanların internete erişim için kullandıkları cihazlar masaüstü ve dizüstünden mobil donanımlara doğru hızlanarak kaymaktadır. Adobe için kabusta bu noktada başlıyor.</p>
<p>Adobe, Air teknolojini mobil cihazlara da uygulayarak bu noktada önemli bir adım atmıştır. Adobe Air ile Java&#8217;nın yıllar önce sahiplendiği &#8220;<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Write_once,_run_anywhere" target="_blank">Write once, run everywhere</a>&#8221; sloganını benimsemiştir ve bunda da oldukça başarılı olduğunu göstermiştir. <a href="http://blogs.adobe.com/flashplatform/2011/06/build-mobile-apps-for-android-devices-blackberry-playbook-iphone-and-ipad-today.html" target="_blank">Son çıkan 2.7 versiyonu</a> ile 30 fps üstünde çalışan IOS, Android, Blackberry OS işletim sistemlerine sahip cihazlara uygulama ve oyun geliştirmek inanılmaz derecede kolay hale geldi.</p>
<p>Hatta Adobe, mobildeki varlığını daha fazla arttırmak için kaynaklarını <a href="http://blogs.adobe.com/flashplayer/2011/06/adobe-air-and-linux-increasing-distribution-on-devices.html" target="_blank">verimli kullanma kararı almıştır</a>. Air&#8217;in linux versiyonu geliştirmek için kullandığı kaynaklarının tamamını mobile aktarmıştır. Linux&#8217;un Adobe Air indirilme oranında sadece %0.5 paya sahip olması ve mobil cihazların çok hızlı büyüyor olması, doğru yolda olduğunun en açık göstergesi.</p>
<p>HTML5&#8242;in yükselişi karşısında kayıtsız kalamayan Adobe, birbiri ardına yeni teknolojilerini tanıtmaya başladı. <a href="http://labs.adobe.com/technologies/wallaby/" target="_blank">Wallaby</a>, Adobe Flash geliştirme ortamında üretilen animasyonları HTML5&#8242;e çevirirken, <a href="http://labs.adobe.com/technologies/edge/" target="_blank">Edge</a>, HTML5 için animasyonlar üretilmesini sağlıyor.</p>
<p>Hem donanım üreticileri ile diz dize ilerleyen hem de yazılım geliştiriciler ve tasarımcılar ile kolay anlaşabilen inovasyondan ödün vermeyen Adobe gibi şirketlere tüm internetin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><em><strong>Bonus:</strong></em> <span><a href="http://m.adobeshowcase.com/" target="_blank">Adobe &amp; Mobile Showcase </a></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.toprakkaya.com/adobeun-mobil-dunyasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook Spartan Project</title>
		<link>http://www.toprakkaya.com/facebook-spartan-project/</link>
		<comments>http://www.toprakkaya.com/facebook-spartan-project/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jun 2011 15:24:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Toprakkaya</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>

		<category><![CDATA[apple]]></category>

		<category><![CDATA[facebook]]></category>

		<category><![CDATA[flash]]></category>

		<category><![CDATA[google]]></category>

		<category><![CDATA[html5]]></category>

		<category><![CDATA[spartan project]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=430</guid>
		<description><![CDATA[Mobil uygulama ve oyun pazarı eko sistemi Google ve Apple tarafından gün geçtikçe daha fazla domine edilmeye başlandı. Özellikle Apple kendi eko sistemini katı kurallar çerçevesinde kontrol altında tutmaya çalışırken, Google ise ellerindeki kozları açık oynayarak geliştiricileri yanına çekmeye çalışıyor. Son olarak IOS 5&#8242;te Facebook yerine Twitter&#8217;in işletim sistemine gömülü olarak geliyor olması, gelişen mobil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/google-facebook-apple2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-431" title="google-facebook-apple2" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/google-facebook-apple2-300x72.jpg" alt="google-facebook-apple2" width="300" height="72" /></a>Mobil uygulama ve oyun pazarı eko sistemi Google ve Apple tarafından gün geçtikçe daha fazla domine edilmeye başlandı. Özellikle Apple kendi eko sistemini katı kurallar çerçevesinde kontrol altında tutmaya çalışırken, Google ise ellerindeki kozları açık oynayarak geliştiricileri yanına çekmeye çalışıyor. Son olarak IOS 5&#8242;te Facebook yerine <a href="http://blog.twitter.com/2011/06/ios-5-tweet-everywhere.html" target="_blank">Twitter&#8217;in işletim sistemine gömülü</a> olarak geliyor olması, gelişen mobil pazarda Facebook&#8217;un istediği güce ulaşmasını engelleyebilir.</p>
<p>İşte tüm bu gerekçeleri üst üstte getirdiğimizde, Facebook&#8217;un sessiz kalması düşünülümezdi.  <a href="http://techcrunch.com/2011/06/15/facebook-project-spartan/" target="_blank">Techcrunch&#8217;ta yayınlanan yazı</a>, Facebook&#8217;un kendi eko sistemini kurmakta ne kadar kararlı olduğunu göstermeye yetti. Yazının ardından Facebook PR ekibi haberi yalanlasa da, Facebook&#8217;un böyle bir projeyi hayata geçirmesi kaçınılmaz son. 700 milyona yakın üyeye sahip Facebook, bu proje ile kendi mobil uygulama dağıtım sistemini ve mobil ödeme sistemini hayata geçirmeyi planlıyor.</p>
<p>Facebook, bu projeyi Apple ve Google karşısında nasıl hayata geçirecek? Facebook&#8217;un sahiplendiği nokta, indirilebilir uygulamalar yerine web uygulamaları. HTML5 ve IOS Safari üzerine odaklanarak Apple&#8217;in kontrol edemeyeceği bir mecrayı kontrol altına almaya çalışacak. Haberde belirtildiği kadarıyla 80 kadar geliştirici sadece Spartan Projesi üzerinde çalışıyor.</p>
<p>Bir dip notta Adobe Flash için. Apple&#8217;in Flash&#8217;tan uzaklaşmasından sonra bir büyük oyuncu Facabook&#8217;ta bu doğrultuda ilerliyor. Facebook oyunlarının büyük çoğunluğunun Adobe Flash teknolojisi ile geliştirildiğini düşünürsek, ciddi bir sıkıntı yaratacağı kesin. Adobe&#8217;un son zamanlarda mobil pazarda agresif olarak büyümeye çalışırken, böyle bir darbe karşısında ne gibi kararlar alacağını bekleyip göreceğiz.</p>
<p>Bir sonraki yazımda Adobe&#8217;un özellikle Flash&#8217;ı ve etrafında oluşturduğu potansiyel pazarı koruması (hatta büyütmesi) adına neler yaptığını ve yapabileceğini anlatacağım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.toprakkaya.com/facebook-spartan-project/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Basit ve İlham Verici Internet Projeleri</title>
		<link>http://www.toprakkaya.com/basit-ve-ilham-verici-internet-projeleri/</link>
		<comments>http://www.toprakkaya.com/basit-ve-ilham-verici-internet-projeleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 18:58:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Toprakkaya</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[9flats]]></category>

		<category><![CDATA[basit fikirler]]></category>

		<category><![CDATA[five and fifty]]></category>

		<category><![CDATA[fiverr]]></category>

		<category><![CDATA[hotel tonight]]></category>

		<category><![CDATA[proje]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=409</guid>
		<description><![CDATA[Proje fikrinin basit olması ortaya çıkacak işin de basit olacağı anlamına gelmiyor. Kaos ortamının logaritmik olarak genişlediği bir dünyada ( Ne cümle oldu ), insanların hayatlarını kolaylaştıracak basit projelere ihtiyaçları var. Zaman en değerli hazinemiz.
Yeni kıvılcımların parlamasına vesile olması dileğiyle, dikkatimi çeken bir kaç tane basit fikri paylaşmak istiyorum.
1) Fiverr (http://www.fiverr.com/)

İnsanların 5 dolar karşılığında paylaşabilecekleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Proje fikrinin basit olması ortaya çıkacak işin de basit olacağı anlamına gelmiyor. Kaos ortamının logaritmik olarak genişlediği bir dünyada <em>( Ne cümle oldu )</em>, insanların hayatlarını kolaylaştıracak basit projelere ihtiyaçları var. Zaman en değerli hazinemiz.</p>
<p>Yeni kıvılcımların parlamasına vesile olması dileğiyle, dikkatimi çeken bir kaç tane basit fikri paylaşmak istiyorum.</p>
<p><strong>1) Fiverr</strong> (<a href="http://www.fiverr.com/" target="_blank">http://www.fiverr.com/</a>)</p>
<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/fiverr.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-410" title="fiverr" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/fiverr.jpg" alt="fiverr" width="650" height="307" /></a></p>
<p>İnsanların 5 dolar karşılığında paylaşabilecekleri hizmet ve ürünlerin yer aldığı seri ilan sitesi. Özellikle Almanya&#8217;da klonları mantar misali türüyor. Türkiye&#8217;de bir örneğine denk gelmedim henüz.</p>
<p><strong>2) 9Flats (<a href="http://9flats.com/" target="_blank">http://9flats.com/</a>)</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/9flats.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-412" title="9flats" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/9flats.jpg" alt="9flats" width="650" height="366" /></a></strong></p>
<p>Gerçek kişilerin (Tüzel değil) odalarını ya da evlerini geçici sürelerde kiraya verdikleri rezervasyon sistemi. Üyeler evinde kalmak istediği üyeyi seçebiliyor, o kişide misafir olmuş kişilerin yorumlarını okuyabiliyor ve evi (odayı) uygun tarih aralığında anında rezerve edebiliyor. Açılmalarının üzerinden bir kaç ay geçmiş olmasına rağmen ciddi bir trafik ve ilgiliyi yakalamış durumdalar.</p>
<p><strong>3) Five and Fifty (<a href="http://www.fiveandfifty.com/" target="_blank">http://www.fiveandfifty.com</a>)</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/fiveandfifty.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-415" title="fiveandfifty" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/fiveandfifty.jpg" alt="fiveandfifty" width="650" height="340" /></a></strong></p>
<p>Grup satın alma modelinin nişleşmiş ve hızlandırılmış bir hali olarak düşünülebilir. İş yerleri siteye %50 ve üzeri indirim içeren fırsatlarını giriyor, five and fifty var olan üye havuzuna bu fırsatı servis ediyor ve kullanıcılar kendilerine ulaşan kod ile iş yerine giderek indirimden faydalanıyor. Projenin en can alıcı noktası ise tüm fırsatların geçerlilik süresinin 5 saat ile sınırlı olması. Örnek olarak bir spa merkeziniz var ve akşam rezervasyonlarınızdan bir kaçı iptal edildi. Bu siteye fırsatınızı giriyorsunuz ve hizmetinizi anında satabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>4) Hotel Tonight (<a href="http://www.hoteltonight.com/" target="_blank">http://www.hoteltonight.com/</a>)</strong></p>
<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/hotel.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-417" title="hotel" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/hotel.jpg" alt="hotel" width="650" height="315" /></a></p>
<p>Adından da anlaşılacağı gibi aynı gün için indirimli otel odası kiralama hizmeti veriyor. Şehir bazlı olarak gece 2&#8242;ye kadar o gün için otel odası kiralanabiliyor. Sisteme dahil olan oteller boş odalarını günlük olarak bildiriyor, kullanıcılar da aynı gün içinde hoteltonight üzerinden odalarının rezervasyonlarını yaptırabiliyorlar. İş mantığı gereği tek günlük oda rezervasyonu yapılabiliyor. Proje tamamen mobil uygulama üzerinde çalışmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.toprakkaya.com/basit-ve-ilham-verici-internet-projeleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>24 Saat Spam</title>
		<link>http://www.toprakkaya.com/24-saat-spam/</link>
		<comments>http://www.toprakkaya.com/24-saat-spam/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2011 09:05:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Toprakkaya</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[24 saat fırsat]]></category>

		<category><![CDATA[e-posta]]></category>

		<category><![CDATA[müşteri]]></category>

		<category><![CDATA[spam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=397</guid>
		<description><![CDATA[Günlerdir 24saatfirsat.com isimli fırsat sitesinden kurumsal e-posta adresime spam mesajları alıyordum. Tabi spam olduğu için eposta listesinden çıkma özelliğini geliştirememişler daha. Bende doğal olarak iletişim panellerinden e-posta adresimi listelerinden çıkarmaları için bir mesaj gönderdim. Verdikleri yanıt ile ne kadar fırsatçı olduklarını ve isimleri ile özdeşleştiklerini ispatlar nitelikteydi.
24 Saat Fırsat: Sayın Hasan Bey; Mail Gönderimleri Tarafımızdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günlerdir 24saatfirsat.com isimli fırsat sitesinden kurumsal e-posta adresime spam mesajları alıyordum. Tabi spam olduğu için eposta listesinden çıkma özelliğini geliştirememişler daha. Bende doğal olarak iletişim panellerinden e-posta adresimi listelerinden çıkarmaları için bir mesaj gönderdim. Verdikleri yanıt ile ne kadar fırsatçı olduklarını ve isimleri ile özdeşleştiklerini ispatlar nitelikteydi.</p>
<blockquote><p><strong>24 Saat Fırsat:</strong> <span>Sayın Hasan Bey; Mail Gönderimleri Tarafımızdan Yapılmıyor Uluslar Arası Mail Marketing Firması Tarafından Yapılıyor &#8220;İzinli Gönderim&#8221; Olarak. Gönderim Yapan Firmanın Mail Datalarına Erişim veya Müdahale Hakkımız Bulunmuyor Bu Nedenle İsteğinizi Yerine Getiremiyoruz. Bilgilerinize Sunarız. Saygılarımızla.</span></p></blockquote>
<p>Bir an için kötü bir şaka yaptıklarını düşündüm. Benim iznim olmadan e-posta gönderimi yapılıyor ve bunun kendi müdahale alanları dışında geliştiğini söylüyorlar. Bu basit talebimi yerine getiremeyecek süper teknolojik bir spam sistemi kurdukları için kendilerine teşekkür ettim. Mesajı göndermemin üzerinden 1 saat geçmemiştiki cevabım pat diye geldi. Bu kadar hızlı bir müşteri ilişkileri alt yapısına sahip oldukları için ne kadar gurur duysalar azdır.</p>
<p>İşte gelen cevap:</p>
<blockquote>
<p class="MsoNormal"><strong>24 Saat Fırsat:</strong> xxx@yyy.com Mail Adresi Kayıtlı Müşteri Datamızda Bulunmuyor Bu Adres Mailing Firmasının Kendi Datasında Olan Adresler Arasındadır Bu Nedenle Müdahalemiz Söz Konusu Değildir. Sitemiz Üzerinden Üye Olmuş Müşterilere Sitemiz Üzerinden Otomatik Mailler Zaten Gidiyor Onun Haricindeki Üye Olmamış Kayıtları Tarafımızda Olmayan Mail Adreslerine Mailing Firması Gönderim Yapıyor Onların Datalarına Karışma Gibi Yetkimiz Bulunmuyor. xxx@yyy.com Mail Adresi Müşteri Datalarımızda Olmadığı Halde Mailimiz Size Ulaşmışsa Bu Mailing Firması Datalarınında Bulunduğunuz Anlamına Gelir <span style="text-decoration: underline;">Bu Firma Size Nasıl Ulaştı Nasıl Kayıtlarına Aldı Bunu Biz Bilemeyiz</span>. Saygılarımızla.</p>
</blockquote>
<p class="MsoNormal">Kendilerini İnternet&#8217;in yüce adaletine havale ediyorum <img src='http://www.toprakkaya.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.toprakkaya.com/24-saat-spam/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sonsuz Küçük İhtimal</title>
		<link>http://www.toprakkaya.com/sonsuz-kucuk-ihtimal/</link>
		<comments>http://www.toprakkaya.com/sonsuz-kucuk-ihtimal/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Mar 2011 21:37:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Toprakkaya</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[hayat]]></category>

		<category><![CDATA[sonsuz]]></category>

		<category><![CDATA[tuhaf]]></category>

		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayar ortamında yazılan tüm kodlar en nihayetinde derlenir ve 1 ve 0&#8242;lardan oluşan bir dizi haline gelir. Gördüğün en afilli program da, en şaşalı web sitesi de, bir virüs de bu düzenin içinde var olmak zorundadır.
Yazılım geliştirme ortamları ve derleyiciler üretilecek olan bir ve sıfırların düzenli bir sırada yan yana gelmesini garanti altına alırlar ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/filli.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-383" title="filli saat" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/filli-208x300.jpg" alt="filli saat" width="208" height="300" /></a>Bilgisayar ortamında yazılan tüm kodlar en nihayetinde derlenir ve 1 ve 0&#8242;lardan oluşan bir dizi haline gelir. Gördüğün en afilli program da, en şaşalı web sitesi de, bir virüs de bu düzenin içinde var olmak zorundadır.</p>
<p>Yazılım geliştirme ortamları ve derleyiciler üretilecek olan bir ve sıfırların düzenli bir sırada yan yana gelmesini garanti altına alırlar ve istenilen mantıkta program akışının işlemesini sağlarlar. Eğer kod dizisindeki bazı bir ve sıfırların yerlerini değiştirirsek beklenmeyen hatalar oluşur ve %99.99&#8230; ihtimalle program çalışamaz hale gelir.</p>
<p>Peki ya o ufacık bir ihtimal gerçekleşirse? Kod dizisi bozulan program çalışırsa? İşte o zaman programın, yazılımcısının beklediğinden farklı bir akış ve davranış sergileceyeceği kesindir.</p>
<p>Ütopik bir yaklaşımla rastgele kod dizisi üreten bir program geliştirdiğimizi varsayalım. Program, rastgele olarak ürettiği kod dizisini derleyip, bulunduğu çalışma ortamında çalışabilen bir kod dizisi olup olmadığını test edebilir. Test sonucunun olumlu çıkması halinde hiç bir insanoğlunun üretmediği, bir bilgisayar tarafından geliştirilen yeni bir yazılım ortaya çıkmış olacaktır. Ortaya çıkacak yazılım ekrana anlamsız karakterler basan bir program olabileceği gibi, dünyayı yok edebilecek öğrenebilir bir yapay zeka da olabilir. Kim bilir <img src='http://www.toprakkaya.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Rastgele olarak çalışabilir bir yazılımın üretilme ihtimali, insanlığın evrende var olması ihtimaline yakın olacaktır. Bu oranı biraz olsun arttırmak adına, gönüllü bir bilgisayar ağı kurulabilir. Programa dahil olmak isteyenler, bilgisayarlarına kuracakları bir program aracılığıyla, işlemcilerini boş zamanlarında bu proje için ayırabilirler.</p>
<p>Tabi &#8220;sonsuz küçük ihtimali&#8221; milyonla da çarpsak, neticede &#8220;sonsuz küçük ihtimal&#8221; olarak kalacaktır.</p>
<p><a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=hayat%20ne%20tuhaf%20vapurlar%20filan" target="_blank">Hayat ne tuhaf vapurlar filan</a> <img src='http://www.toprakkaya.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><em>Resim görseli: <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/El-Cezeri" target="_blank">Filli Su Saati</a></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.toprakkaya.com/sonsuz-kucuk-ihtimal/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kodsal Dumurlar</title>
		<link>http://www.toprakkaya.com/kodsal-dumurlar/</link>
		<comments>http://www.toprakkaya.com/kodsal-dumurlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Jan 2011 17:40:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Toprakkaya</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>

		<category><![CDATA[çıkmaz]]></category>

		<category><![CDATA[dumur]]></category>

		<category><![CDATA[java]]></category>

		<category><![CDATA[sınıf]]></category>

		<category><![CDATA[tuzak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=367</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayar programları, insanlardan farklı olarak bulunduğu zamana ya da mekana göre değişmeyecek kesin sonuçlar üretir. Bir yazılımdan aynı girdilere karşı aynı çıktıları alırız.
Özellikle nesneye yönelik programlama dillerinin katı kuralları olduğunu hepimiz biliriz. Tüm yazılımlar bu kurallar çerçevesi içerisinde üretilir. Kuralların dışına çıkmaya çalıştığımızda derleyici aşamasında ya da çalışma aşamasında hatalarla karşılaşırız.
Yazılımcının esas görevlerinden biri yazdığı programın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayar programları, insanlardan farklı olarak bulunduğu zamana ya da mekana göre değişmeyecek kesin sonuçlar üretir. Bir yazılımdan aynı girdilere karşı aynı çıktıları alırız.</p>
<p>Özellikle nesneye yönelik programlama dillerinin katı kuralları olduğunu hepimiz biliriz. Tüm yazılımlar bu kurallar çerçevesi içerisinde üretilir. Kuralların dışına çıkmaya çalıştığımızda derleyici aşamasında ya da çalışma aşamasında hatalarla karşılaşırız.</p>
<p>Yazılımcının esas görevlerinden biri yazdığı programın ruhuna bürünerek onun gibi düşünmesidir. Ancak bu bakış açısıyla çok daha hızlı ve stabil programlar yazılabilir. Fakat bazen aklınıza öyle durumlar gelir ki yazacağınız kod satırlarının nasıl çalışacağını kestiremezsiniz.</p>
<p>İşte benden bir kaç örnek:</p>
<p><strong>Birbirinden türeyen sınıflar</strong></p>
<p>Aşağıdaki yapıda 3 adet sınıfımızın olduğunu düşünelim. <em>A</em> sınıfı <em>C</em>’den türesin, <em>C</em> sınıfı <em>B</em>’den türesin, <em>B</em> sınıfı da <em>A</em>’dan türesin. Sizce bu mümkün mü?</p>

<div class="wp_syntax"><div class="code"><pre class="java java" style="font-family:monospace;"><span style="color: #000000; font-weight: bold;">public</span> <span style="color: #000000; font-weight: bold;">class</span> A <span style="color: #000000; font-weight: bold;">extends</span> C <span style="color: #009900;">&#123;</span>
    A<span style="color: #009900;">&#40;</span><span style="color: #009900;">&#41;</span> <span style="color: #009900;">&#123;</span><span style="color: #009900;">&#125;</span>
<span style="color: #009900;">&#125;</span>
&nbsp;
<span style="color: #000000; font-weight: bold;">public</span> <span style="color: #000000; font-weight: bold;">class</span> B <span style="color: #000000; font-weight: bold;">extends</span> A <span style="color: #009900;">&#123;</span>
    B<span style="color: #009900;">&#40;</span><span style="color: #009900;">&#41;</span> <span style="color: #009900;">&#123;</span><span style="color: #009900;">&#125;</span>
<span style="color: #009900;">&#125;</span>
<span style="color: #000000; font-weight: bold;">public</span> <span style="color: #000000; font-weight: bold;">class</span> C <span style="color: #000000; font-weight: bold;">extends</span> B <span style="color: #009900;">&#123;</span>
    C<span style="color: #009900;">&#40;</span><span style="color: #009900;">&#41;</span> <span style="color: #009900;">&#123;</span><span style="color: #009900;">&#125;</span>
<span style="color: #009900;">&#125;</span></pre></div></div>

<p>Ufak bir kafa karışıklığına neden olsa da derleyici aşamasında hata mesajını alıyoruz (cyclic inheritance involving)</p>
<p><strong>Boşluk İşaretleyici (Null Pointer)</strong></p>
<p><em>A</em> sınıfımızın boşluk(null) döndüren <em>getA</em> adında bir fonksiyonu olsun. Bu fonksiyonu dışardan tetikleyip <em>A</em> sınıfına ait sabit test değerini alabilir miyiz?</p>

<div class="wp_syntax"><div class="code"><pre class="java java" style="font-family:monospace;"><span style="color: #000000; font-weight: bold;">public</span> <span style="color: #000000; font-weight: bold;">class</span> A <span style="color: #009900;">&#123;</span>
    <span style="color: #000000; font-weight: bold;">static</span> <span style="color: #003399;">String</span> test <span style="color: #339933;">=</span> <span style="color: #0000ff;">&quot;test mesaji&quot;</span>;
    A getA<span style="color: #009900;">&#40;</span><span style="color: #009900;">&#41;</span> <span style="color: #009900;">&#123;</span>  <span style="color: #000000; font-weight: bold;">return</span> <span style="color: #000066; font-weight: bold;">null</span>; <span style="color: #009900;">&#125;</span>
    A<span style="color: #009900;">&#40;</span><span style="color: #009900;">&#41;</span> <span style="color: #009900;">&#123;</span><span style="color: #009900;">&#125;</span>
<span style="color: #009900;">&#125;</span>
&nbsp;
<span style="color: #000000; font-weight: bold;">public</span> <span style="color: #000000; font-weight: bold;">class</span> Main <span style="color: #009900;">&#123;</span>
    <span style="color: #000000; font-weight: bold;">public</span> <span style="color: #000000; font-weight: bold;">static</span> <span style="color: #000066; font-weight: bold;">void</span> main<span style="color: #009900;">&#40;</span><span style="color: #003399;">String</span><span style="color: #009900;">&#91;</span><span style="color: #009900;">&#93;</span> args<span style="color: #009900;">&#41;</span> <span style="color: #009900;">&#123;</span>
        A a <span style="color: #339933;">=</span> <span style="color: #000000; font-weight: bold;">new</span> A<span style="color: #009900;">&#40;</span><span style="color: #009900;">&#41;</span>;
        <span style="color: #003399;">String</span> msg <span style="color: #339933;">=</span> a.<span style="color: #006633;">getA</span><span style="color: #009900;">&#40;</span><span style="color: #009900;">&#41;</span>.<span style="color: #006633;">test</span>;
        <span style="color: #003399;">System</span>.<span style="color: #006633;">out</span>.<span style="color: #006633;">println</span><span style="color: #009900;">&#40;</span>msg<span style="color: #009900;">&#41;</span>;
    <span style="color: #009900;">&#125;</span>
<span style="color: #009900;">&#125;</span></pre></div></div>

<p><em>Main</em> sınıfını çalıştırdığımızda “NullPointerException” hatası beklerken, hatasız bir şekilde konsolda “test mesaji” yazısını görüyoruz.</p>
<p>Konu hakkında biraz araştırma yaptığımda <strong>Java Puzzlers</strong> kitabı ile karşılaştım. Java üzerinde karşılaşılan tuzakları, tehlikeleri ve çıkmazları konu edinmiş bir kitap.</p>
<p><object width="595" height="497" data="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=javasigpuzzlers-12690532840727-phpapp02&amp;rel=0&amp;stripped_title=java-puzzles&amp;userName=dingli2" type="application/x-shockwave-flash"><param name="id" value="__sse3483581" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=javasigpuzzlers-12690532840727-phpapp02&amp;rel=0&amp;stripped_title=java-puzzles&amp;userName=dingli2" /><param name="name" value="__sse3483581" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
<p><strong>Web sayfası:</strong> <a href="http://www.javapuzzlers.com" target="_blank">http://www.javapuzzlers.com</a><br />
<strong>Örnek bölüm:</strong> <a href="http://www.javapuzzlers.com/java-puzzlers-sampler.pdf" target="_blank">http://www.javapuzzlers.com/java-puzzlers-sampler.pdf</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.toprakkaya.com/kodsal-dumurlar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İnteraktif Projeler Neden Zamanında Yetişmez?</title>
		<link>http://www.toprakkaya.com/interaktif-projeler-neden-zamaninda-yetismez/</link>
		<comments>http://www.toprakkaya.com/interaktif-projeler-neden-zamaninda-yetismez/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2010 08:26:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Toprakkaya</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[inter]]></category>

		<category><![CDATA[tasarım]]></category>

		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>

		<category><![CDATA[yönetici]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.toprakkaya.com/?p=358</guid>
		<description><![CDATA[İnteraktif uygulamalar ya da oyunlar genellikle süreli olarak yayında kalan işlerdir. Projeler bir kere yayına alınırlar ve kampanya bitimiyle birlikte rafa kaldırırlırlar. Bu tarz projelerinin ortaya çıkma süreci ideal koşullarda şu adımlardan oluşmalıdır: Fikir şekillenir, projenin maketi hazırlanır, tasarım gerçekleştirilir ve son adımda yazılım süreci ile proje neticelendirilerek yayına alınır.
İnteraktif projeleri incelediğimizde hemen hemen hepsinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span><a href="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/uuu.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-362" title="uuu" src="http://www.toprakkaya.com/wp-content/uploads/uuu.jpg" alt="uuu" width="210" height="210" /></a>İnteraktif uygulamalar ya da oyunlar genellikle süreli olarak yayında kalan işlerdir. Projeler bir kere yayına alınırlar ve kampanya bitimiyle birlikte rafa kaldırırlırlar. Bu tarz projelerinin ortaya çıkma süreci ideal koşullarda şu adımlardan oluşmalıdır: Fikir şekillenir, projenin maketi hazırlanır, tasarım gerçekleştirilir ve son adımda yazılım süreci ile proje neticelendirilerek yayına alınır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>İnteraktif projeleri incelediğimizde hemen hemen hepsinin istenilen bitiş süresinde tamamlanamadığını hatta bazılarında ciddi aksamalar olduğunu görmekteyiz. Süreçleri detaylandırdığımızda aşağıdaki aksaklıklar göze çarpmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span>Ayağından bağlasan ipini koparabilecek uçuk fikirler</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span>“Bu proje öyle farklı olmalı, öyle acayip olmalı ki insanlar ilk duyduklarında neye uğradıklarını şaşırmalı” denilerek yola çıkılan projeler genellikle bir dünya emeğin boş yere heba olmasına neden olmaktadır. Fikir aşamasında odaklanılması gereken iki ana nokta vardır: Amaç ve gerçeklenebilirlik. Amaç çok net çizgilerle belirlenmeli, fikir bu çizgiler içerisinde yaratılmalı ve gerçeklenebilirliği fikrin doğum aşamasının her noktasında sorgulanmalıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong><span>Proje yöneticilerinin uzaylı olması ve ekibe sadece “ben dostum” demesi</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span>Proje yöneticilerinin ekipteki her çalışanın konuştuğu dili bilmesi gerekir. İş gücünün bir kısmınıda diller arasında çevirilere harcamalıdır. Tasarımcılar, yazılımcılar, teknik ekip, müşteriler arasındaki tüm konuşmalar ve yazışmalar yöneticinin üzerinden gerekli çeviriler, düzenlemeler ve filtrelemeler yapıldıktan sonra ilgili taraflara iletilmelidir. Eğer yönetici bu noktalara yeterince hakim olamassa projenin istenilen sürede planlandığı gibi yayına çıkması zorlaşmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span> </span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span>Tasarımcıların projeyi “6 günde ben yarattım” havası</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span>Projelerin son kullanıcı tarafında nihai görünen kısmı tasarımcıların elinden çıkmış görsel çalışamalardır. Bu da tasarımcıları “ben yarattım” havasına sokmaya yetmektedir.<span> </span>Tasarımcıların projeye kullanılabilirlik ve uygulanabilirlik açısından yaklaşmadığı sürece ortaya koydukları görsel çalışmanın ne kadar sanatsal ve estetik olduğunun bir önemi yoktur. Çalışmalarını şu sorular eşliğinde yürütmelidirler: Tasarımın çıktısı sabit diskte ne kadar yer kaplar? Tasarım parçalanıp istenilen geliştirme ortamına aktarılabilir mi? Animasyonlar ne kadar işlem gücü gerektirir? Vb.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span> </span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span>Yazılımcıların her birinin farklı bir psikolojik vaka örneği olması</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span>Psikolojik sorunları olanlar mı yazılımcı olur yoksa yazılımcılar mı sonradan psikolojik sorunlara sahip olur. İşin içinden çıkabileceğimizi sanmıyorum. Yazılımcı bazen 5 günlük işi 1 günde yaparken bazen de 1 günlük işi 5 günde yapabilmektedir. Kodlamak ile insanın en temel bir kaç ihtiyacından biri olan üremek arasında bir benzerlik olduğuna inanıyorum. Yazılımcılar genellikle sosyal olamadıkları ya da insanları sevmedikleri için kendilerini bilgisayara hapsedebilmektedirler. Yazılımcıların kodlayarak ortaya çıkarttıkları programlar, onların üreme ihtiyaçlarını bir nebze çözmektedir. Ortaya çıkan uygulama onların çocuğu gibidir. Ona hayat öpücüğünü yazılımcı vermiştir. Yazılımcılarla anlaşmak ve çalışmak iyi yönetilmesi gereken zorlu bir süreçtir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span> </span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span>Projenin işlevinden çok boyuna odaklanılması</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span>Proje geliştirilme aşamasındayken her şey istenildiği gibi gitmez. Mutlaka revizyonlar, eksikler, fazlalar ortaya çıkar. Bu gibi durumlarda adım adım işleyen süreçler tamamen birbirine girer. Bir de projenin yayına alınmasına az bir süre kalmışsa arap saçından farksız bir ortam oluşur. İşte bu noktada mühendis bakış açısıyla olaya yaklaşmak ve yapılabilecek olanın en iyisini en az kaynakla ortaya çıkarma üzerine plan yapmak gerekir. Eğer bu süreçte ayrıntılara odaklanılıp, işlevsellikten uzaklaşılırsa kaos içinde kaos vakalarına rastlayabiliriz.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.toprakkaya.com/interaktif-projeler-neden-zamaninda-yetismez/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

