Hasan Toprakkaya

Geçmişi Kurcalarken Geleceği Buldum

Genel 30 Temmuz 2010 1 Comment

Şimdilerde veri yedekleme ihtiyacımızı çevrim içi depolama sitelerini ya da taşınabilir depolama cihazlarını kullanarak gideriyoruz. Eskiden bu iş için CD’ler kullanırdım. Eski verilerimin bulunduğu CD arşivimi kurcalarken bana ait olduğunu sorguladığım yazılara ve görsellere ulaştım. Geçmişimdeki benle sanki ilk defa karşılaşıyormuşum gibi heyecanlandım. Şimdiden söyleyeyim normal bir gençlik geçirmemişim :) Tahmini 8-9 yıl öncesine ait, geleceğe dair notlarımın olduğu yazıyı paylaşmak istedim. Ben çok eğlendim okurken umarım sizde eğlenirsiniz.

Yazının orijinal halidir.

  1. İnsanlar ilerde kendi isimlerine reklamlar alabilirler. ”Pepsi Hasan Toprakkaya” gibi.
  2. İnsanlar gözlükler yardımıyla dış dünyayı aynı aynadaki gibi görebilirler. Yani bir insanın sağ elini sol eli gibi falan. Bazı uçuklar için.
  3. MS 2250: İlerde insanlarin soluk borularına ve midelerine yerleştirecekleri aletlerle insanın aldığı nefes miktarı oranda vergi alınabilir. İçtikleri suyu bu aletlerle hesaplayıp su faturası bu şekilde kesilebilir. Yedikleri yemeklerdeki protein, karbonhidrat gibi türlere göre vergi alınabilir.
  4. MS 2500: İnsanlığın nüfusu iyice azalmış olacak ve dünya artık çekilmez hale gelecek. Bir çok insan köle olarak hayat mücadelesi verecek. Tüm dünya belli grupların yönetiminde olacak. Eskiden yaşamış insanların DNA’ları kullanılarak, bu insanlar yeniden bir bedene sahip olacak  ama çevre koşullarının etkisiyle asla istenilen kişilikler ortaya çıkmayacak. Sadece görüntüleri benzeyen  insanlar ortaya çıkacak.
  5. MS 3000: Gelecekte insanlar beynin tüm özelliklerini tamamen çözmüş olacaklar. Böylelikle bir insanla ilgili herşey bu kişinin beyninden alınıp sanal ortama aktarılabilecek. Yani aynı kişi sanal ortamda da yaşayacak. Düşünebilecek yeni fikirler üretebilecek. Bir nevi yapay zekaya sahip bilgisayarlar olacak. Bu  yöntem ölümü yaklaşmış yada ölmüş bir çok insan üstünde gerçekleşecek. Artık sanal dünyaların olduğu bir ortam yaratılacak. İnsanlar burada hiç bir şeye ihtiyaç duymayacaklar. İstediklerini yapabilecekler, kendi dünyalarını kurabilecek ve burada yaşayabilecekler.
  6. MS 10000 ve sonraları:  İnsanlar artık saf enerji haline geçmeye başlayacak. Zaman kavramı boyut kavramı ortadan kalkacak. Gerçek kelimesinin anlamı tamamen değişecek. İnsanlık artık dokunma, tatma, konuşma, işitme ve görme özelliklerinin çok daha ötesine geçecek. Saf enerji halindeki yeni insanların hayatta kalma gibi bir problemleri olmayacak evren var oldukça onlarda sonsuza kadar yaşayacaklar. Doğum ya da ölüm artık olmayacak. İnsanlığın yok olma gibi bir tehlikesi de kalmayacak. Evrenin aslında sonsuz olmadığı bunun bir yanılsama olduğu anlaşılacak (Evrenin aslında basit bir bilgisayar oyunundaki uzay gemisinde olduğu gibi ekranın bir köşesinden geçtiğimizde öbür köşesinden çıktığımız devamlı birbirini tekrarlayan dev bir boşluk olduğu anlaşılacak.) fakat  evrenin dışına da çıkılamayacak. İnsanlar arasındaki iletişim yok olacak herkes birbirinden bağımsız bir şekilde yaşayacak.

Okurken saf enerji haline gelmediğinizi varsayarak, o dönemde yaptığım bir tasarımı da bonus olarak paylaşıyorum.

Tagged in , , , , , ,

İnternetin Yeni Girişimci Yıldızları

Genel 22 Nisan 2010 0 Comments

10 Nisan 2010 Ekonomist Dergisi‘nin kapak haberi yeni nesil internet girişimlerini konu aldı. Haber’de yer alan 15 girişim arasında kariyerGENÇ‘te bulunuyor. Dergiye gönderdiğimiz detaylı röpartajı aşağıda bulabilirsiniz.

.

Şirketinizi ne zaman kurdunuz?

İş fikrinin geliştirilmesine 2008 kasım ayında başladık. Şubat 2009’da kariyerGENÇ İnsan Kaynakları A.Ş.’yi kurduk. 13 Nisan 2009 tarihinde kariyergenc.com’u yayına aldık.

Kurarken hedefiniz neydi, pazarda hangi boşluğu gördünüz?

Yurt dışı pazarını incelediğimizde özellikle Amerika ve İngiltere’de sadece mühendislere hitap edeninden, üst düzey yöneticilere hitap eden kariyer sitelerine kadar çok sayıda alanında nişleşmiş kariyer sitesi bulunmaktadır.  Türkiye’de ki internet kariyer pazarına baktığımızda, faliyet gösteren şirketlerin tamamına yakına tüm kitleye hitap etmekteydiler. Tüm kitleye hitap ederken kullanıcılar ve şirketler tarafındaki özel ihtiyaçlara cevap vermeniz zorlaşmaktadır. Türkiye pazarını incelediğimizde çok dinamik ve genç bir kitleye sahip olduğunu görmekteyiz. Türkiye istatistik kurumuna göre nufusun yarısı 28 yaşın altındadır. Buna paralel olarak gençler arasındaki işsizlik oranı Türkiye ortalamasının iki katı civarındadır. Firmalar tarafındaysa,  sektöründe lider şirketler kalifiye genç yeteneklere ulaşmakta zorluklar yaşıyorlar. Her iki taraftaki ihtiyacı dikkate alarak yeni mezun ve genç profesyonellere yönelik bir kariyer  projesini hayata geçirme kararı aldık.

Hedefimiz üniversite öğrencisi, yeni mezun ve genç profesyonellere yönelik iş ilan ve kariyer portalı olmanın yanında, firmaların işveren markalaşma süreçlerine destek olarak hedefledikleri genç kitleye ulaşmalarını sağlamak.

Şu an gelinen nokta nedir? Satış miktarı, ciro, üye sayınız, etkinlik vs.

Şu anda kariyergenc.com’da 120.000’in üzerinde genç yetenek özgeçmişi bulunmaktadır. P&G, Unilever, Ericsson, Coca-cola, Avea gibi sektöründe lider, gençlere ulaşmayı hedefleyen 140 firma ile birlikte çalışmaktayız. 2009 yılında 10’a yakın üniversite kariyer merkezi ile iş birliğine gittik. Turuncu Kravatlılar Kulübü altında topladığımız öğrenci kulübleri ile de çalışmalarımız sürmektedir.

Bundan sonrası için planlarınız neler? 2010 beklentiniz nedir?

2010 yılında uygulamaya koyduğumuz yeni satış politikamız ile birlikte çalıştığımız şirket sayısını kat ve kat arttırmayı hedefliyoruz. Ayrıca yeni kurulmuş firmaları destekleme kararı aldık. Çalışan sayısı belli bir sayının altında olan bu şirketlerin üye oldukları çeşitli kurum ve derneklerle görüşmelerimiz devam etmektedir.

Kullanıcı tarafında ise bir önceki yıl yakaladığımız artış ivmesini devam ettirmek istiyoruz. Hedef kitlemizin üniversitede okuyan ve mezun olmuş gençler olması çok farklı ve radikal projeler geliştirmemize zemin hazırlamaktadır. 2010 yılında kariyer pazarına yenilikçi ve öncü fikirler ile katkıda bulunmaya devam edeceğiz.

.

Görseller için Önder Eren’e teşekkürler.

Tagged in , , ,

kariyerGENÇ, 1 yaşına bastı

Genel 13 Nisan 2010 1 Comment

kariyerGENÇ‘i açtığımız günün üzerinden tam 1 yıl geçti. Açarken 1 yıl sonrasını hayal bile edemiyorduk. Bu süreç boyunca acısıyla tatlısıyla bir çok kırılma noktası yaşadık. Projemize olan inancımızı bir an olsun kaybetmeden bugünlere kadar geldik. kariyerGENÇ, nisan 2010 itibari ile 120.000′in üzerinde genç nüfusa sahip ve 140′ın üzerinden firma ile çalışan, uzun vadede önü açık bir şirket haline geldi. Hedeflerimiz … sayılara ulaşmaktan ziyade, daha çok çalışıp çok daha fazlasını başarmak. kariyerGENÇ projesine inananlara ve bizi destekleyen herkese tekrar teşekkür etmek istiyorum.

Ayrıca 70 milyona da selamlar, biz sizin için varız :)

1

2

3

Tagged in ,

It’s Renewing (Yenileniyor)

Genel 11 Nisan 2010 0 Comments

Patronun biri uzun bir iş seyahatinden sonra ofise döndüğünde tüm çalışanlarının ense yaptıklarını görmüş. Hepsine tek tek neden çalışmadıklarını sormuş.

Yazılımcı: “It’s compiling” (Derleniyor)

Tasarımcı: “It’s rendering” (…mek, bulamadım Türkçesini)

Sistem Mühendisi: “It’s downloading” (Yükleniyor)

Bilgi işlemci: “It’s installing” (Kuruluyor)

demiş. Durum karşısında patronda onlara dönüp “It’s renewing (yenileniyor)” demiş. Hepsini kapı dışarı edip, şirketi yenilemeye koyulmuş.

Yani büyük bilge diyor ki: “Boş duranı kimse sevmez ve çabuk yaşlanır.” Bu vecizeden yola çıkarak toprakkaya.com’u yenilemeye başladım. Öncelikli olarak “su” ve “evcilruh” adı altında yazdığım yazıları siteden kovdum. Ayrıca yeni bir tasarım ekibini işe aldım ve ilk çalışmalarını zaman kaybetmeden yayına aldılar. Ekibim ve Ben (Atıf içerir, dikkat kafanızı yarmasın ) olarak çok çalışarak büyük işler başaracağız.

İtiraf: Hikayeyi yazdım biraz :)

Adobe VS Apple

Mobil, Yazılım 10 Nisan 2010 4 Comments

adobeApple ve Adobe savaşı gittikçe kızışmaya başladı. Bildiğiniz gibi Apple, Iphone ve Ipad cihazlarında Adobe Flash Player’in çalışmasına izin vermiyordu. Steve Jobs bu durumu “Flash Player bu gibi cihazlarda çok fazla işlem yükü harcıyor, uygulamalar yavaş çalışıyor ve bataryanın çabuk bitmesine neden oluyor” diyerek açıklamaktaydı. Fakat Adobe yıllardır Flash Player teknolojisini geliştirmekte ve özellikle mobil cihazlara özel gerekli tüm optimizasyonları yapmış durumdaydı. Flash Player 10.1 ile birlikte Adobe, Apple’a karşı kendi şovunu yapmaya başladı. Palm Pre, Google Nexus One ve Motorola Droid telefonlarında oldukça hızlı çalışan ve kullanıcı deneyimi üst seviyeye çıkarılmış olan flash player demosunu yayına aldı.
.
Adobe bununla da yetinmeyip “Adobe Flash CS5″ ile birlikte Iphone ve Ipad’ler için cihaza özel doğal (native) uygulamalar geliştirilebileceğini açıkladı. Bu sayede “Objective-C” dilini öğrenmek istemeyen milyonlarca Flash geliştiricisi bir anda Apple’in inci tanelerine potansiyel uygulama geliştiricisi oldular. Şimdi zamanı burada durdurursak ve oluşan sahneye bir göz atarsak. Kazan, kazan, kazan stratejisinin her üç taraf içinde işlediği görüşü hakim olmaktadır. Adobe geliştirme yazılımlarını yeni bir mecra ile tanıştırmış olacak, flash uygulaması geliştiren yazılımcılar artık Iphone ve Ipad’e de yazılım geliştirebilecekler ve Apple bu cihazlar üzerinden koşan milyonlarca yeni uygulamayı “App Store” una ekleyecek ve satışı üzerinden gelir elde edecek. Zamanı oynatmaya devam edelim. Apple tarafı Adobe’un bu son atağından oldukça rahatsız oldu ve kendi cihazlarına başka yazılımlar tarafından kolay bir şekilde uygulama geliştirilmesini istemedi. Bu sebeple yakın zamanda piyasaya çıkacak olan son sürüm Iphone işletim sisteminin (IPhone 4.0) kullanıcı sözleşmesine “Geliştirilecek uygulamalar, ‘Objective-C, C, C++ veya Javascript’ ile yazılmalıdır ve SDK tarafından sağlanan API’leri kullanmalıdır” şeklinde bir maddeyi ekledi.
.
Apple açıkça kendi cihazları üzerinde kapalı bir ekosistem kurmaya devam ettiğini göstermektedir. Cihazın donanımından, işletim sistemine, üzerinde koşan uygulamaların satışından, uygulamalarda kullanılan içeriğe, uygulamalarda gösterilecek reklama (IAd) ve hatta uygulamaların kendi yazılımları tarafından geliştirilmesine kadar varan bir kapalı devreden bahsetmekteyim. Net bir şekilde Apple gün geçtikçe şeffaflaşan ve açık kaynağa geçen bir dünyada tersine hareket etmektedir. Milyonları peşinden sürükleyen bir şirket olmasından dolayı insanlığa bir tehdit olarak gördüğüm bu hareketin başlangıcını yapmaktadırlar. Böyle bir hareketin bilgi dünyası çağında; bir çok insanın adil, ucuz (bedava), kolay ve kaliteli şekilde bilgi açlıklarını gidermesini engelleyecektir.

Tagged in , , , ,